Galeri


Similar topics
    En son konular
    » ADİGE SÜLALE DAMGALARI
    Paz Ağus. 16, 2009 5:44 am tarafından Admin

    » GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE ÇERKES(ADİGE) DEVLETLERİ
    Paz Ağus. 16, 2009 5:41 am tarafından Admin

    » YEDİÇ HAĞANDOKO
    Ptsi Tem. 27, 2009 6:53 pm tarafından Admin

    » TÜRKİYE'DE ADİGE(ÇERKES) NÜFUSU
    Paz Tem. 26, 2009 2:37 pm tarafından Admin

    » ÇERKES NÜFUSU
    Paz Tem. 26, 2009 1:44 pm tarafından Admin

    » İLK ADİGE PARASI
    Paz Tem. 26, 2009 3:16 am tarafından Admin

    » TAMAN YARIMADASI
    Paz Tem. 26, 2009 3:04 am tarafından Admin

    » PRENSES TIRGATAO
    Paz Tem. 26, 2009 2:50 am tarafından Admin

    » GREK KOLONİLERİ VE SİNDİCA
    Paz Tem. 26, 2009 2:28 am tarafından Admin


    GREK KOLONİLERİ VE SİNDİCA

    Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

    GREK KOLONİLERİ VE SİNDİCA

    Mesaj  Admin Bir Paz Tem. 26, 2009 2:28 am


    Resmin büyük hali için TIKLAYIN!
    SİNDLER

    Sindler (Greek: Σινδοί), Taman Yarımadası ve bitişiğindeki Karadeniz (Pontus Euxinus) sahillerinde yaşayan en eski halklardan biriydi.Sindica (Sindika) Krallığı olarak adlandırılan bu bölge Temryuk’un modern kasabaları ile Novorossiysk arasında uzanır.Sindones,Lucian,Sindianoi olarakta adlandırılmaktaydı.

    Strabon, onları Maeotae, Dandarii, Toreatae, Agri, Arrechi, Tarpetes, Obidiaceni, Sittaceni, Dosci, ve Aspurgiani gibi kabileler arasında, Palus Maeotis topraklarında yaşadıkları şekliyle ifade eder.Büyük Sovyet Ansiklopedisi onları Meotların(Maeotae) bir kabilesi olarak sınıflandırır.M.Ö 5.yy. da Sindler Kimmer-Boshpor Krallığı (Bosporan Kingdom) himayesine girerler ve kazılardan anlaşıldığı kadarıyla kültürleri büyük oranda Helenleştirilir.(Zaten Sindler bu krallığın bir kurucu unsuru idi.).M.S 1. yy da varsayımdan ibaret olarak Sarmatlar ( Sarmatians ) tarafından asimile edildikleri düşünülmektedir, ancak diğer Meot kabilelerinde olduğu gibi kültürleri,dilleri ile kendilerine özgü yapılarını korumuşlardı.

    Sinda liman kenti yanında, aynı insanlara ait olan Hermonassa, Gorgippia, ve Aborace adında yerleşim yerleride vardı. Monarşik bir yönetim şekilleri olmakla beraber (Polyaen),Gorgippia kenti de krallarının ikâmetgâh yeriydi (Strabon). Nicolaus Damascenus o dönemler acaip bir gelenekten söz eder.”Öldürdüğü düşmanın sayısı kadar çok balık, ölen kişinin mezarı üzerine atılırdı.”

    Sindika ya da Sind Krallığı,MÖ V-IV.yüzyıllarda,Karadeniz kıyısında,şimdiki Krasnodar Kray'ın Anapa kenti yöresinde,en az yüz yıl kadar yaşadığı bilinen antik devlet.Günümüz Adigelerinin ataları olarak kabul edilen Meotların (Adıgece:Mıvt'e/Мыут1э) en güçlü topluluklarından biri olan Sindler tarafından kurulmuştur.Merkezi bugünkü Anapa yerinde bulunan Sindika limanı (Grekçe:Gorgippia) idi.Toprakları,yaklaşık olarak, Taman Yarımadasının (Adıgece:Темэн,Темэнык1э) güney bölümü ile,şimdiki Krasnodar Kray'ın Anapski ve Krımski rayonlarını kapsıyordu.

    Phanagoria kenti yanındaki Sind bölgesinde topraktan çıkan antik terracotta kapları.
    Prokudin-Gorskii tarafından 1912 yılında çekildi



    MEOTLAR (MAEOTS)

    Maeotae/Mæotæ veya Maeotici (Greek: Μαιῶται)’ler antik çağda kendi isimleri ile anılan “Palus Maeotis(Meot Denizi)” boyunca uzanan topraklarda oturan eski bir halktır. (Pseudo-Scylax; Strabo Geographica (Strabo).William Smith, Maeotae adının Palus Maeotis dolaylarında yaşayan insanlara verilen kollektif bir isim olarak açıklar.Buranın halkının bir İran dilimi konuştuğu yoksa günümüz Adige(Çerkes) halkının dili ile mi akrabalığı olduğu konusu net olmasa da, bir İran dili konuştuğu kesin olan Alanlar ve Sarmatlar ile komşu oldukları ortada olduğundan, Meotların Adigeler ile olan akrabalıkları kabul edilmekte ve Sarmatların hakimiyeti altına girmelerine rağmen dil bakımından asimile olmadıkları bilinmektedir.O dönemlerde Meot kabileleri arasında en gelişmiş olanı Sindlerdi.

    Strabon’a göre onlar kısmen balıkçılıkla geçiniyor ve toprağı işliyorlardı ve diğer göçebe komşularına(İskit,Alan,Sarmat) nazaran hiç savaş sever bir ulus değillerdi.Bu vahşi topraklar kimi zaman Tanais(Şimdiki Don Nehri), diğer zamanlarda da Boshporani’ye açılan bir nehir kolu idi.Son zamanlarda da Kimmerian Boshporus Krallığı (özellikle Pharnaces, Asander ve Polemon adındaki krallar) adıyla Tanais nehrine kadar olan alanlara yayılmışlardı.

    Tarih ve arkeolojik buluntular [değiştir]Sindika'ya ilişkin bilgileri Grek belgelerinden ve arkeolojik buluntulardan öğreniyoruz.Ama az bir bilgiye sahibiz.Sindika Devleti'nin ne zaman kurulmuş olduğunu da tam bilemiyoruz.Ancak, MÖ VI.yüzyılda işlek bir ticari merkez olarak Sind ya da Sindika limanının var olduğunu biliyoruz.(Haritada görüldüğü gibi)

    Sindlerin,Karadeniz kıyısındaki Grek kolonilerinin kurulmasından önce,bir devletlerinin ve Greklerle ticari ilişkilerinin bulunduğunu da biliyoruz.Sindika,önemli ticaret yollarının buluştuğu bir kavşak,bir merkezi liman konumundaydı.Erken bir dönemde Grek kültürüyle tanışmış olan Sindlerin kendi dillerinde yazıları vardı ve Sindika kralları kendi adlarına sikke (madeni para) kestiriyorlardı.

    Sindlerden ilk kez,MÖ V.yüzyılda yaşayan Grek şairi Hipponakt,daha sonra da Herodot söz etmektedir.Strabon da,Karadeniz kıyısına yakın bir yerde bulunan Sind kenti Aborake'den söz eder.Arkeologlar,Aborake olması düşünülen ve Rusça Semibrantnı adını taşıyan eski bir ören yerinde,1875-1878 yıllarında kazılar yaptılar.Saptamalara göre,Semibrantnı MÖ V.yüzyıl başlarında da vardı ve birkaç yüzyıllık bir geçmişe sahipti.Kentin çevresi taş duvarlarla çevriliydi,her 15 ya da 18 metrede bir savunma amaçlı kuleler bulunuyordu. Kentte değişik binalar içinde saray olduğu sanılan 400 metre kare büyüklüğünde bir yapı kalıntısı da bulunmuştur.Kent,sonuncusu MÖ II-I.yüzyıl kavşağında olmak üzere üç kez yağmalanıp yakılmış,bazı insanları da tutsak alınmıştır.

    Yörede açılan höyüklerdeki mezarların hemen hepsinin daha önceleri mezar soyguncuları tarafından soyuldukları görülmüştür.Ancak Semibrantnı'da 15 metre yüksekliğindeki bir höyük içindeki bir mezardan,daha önce soyulmuş olmasına karşın,yerli yapımı altın ve gümüşten hayvan heykelleri,ayrıca Grek (Yunanistan) ve Küçük Asya'dan (Anadolu) getirilme eşyalar bulunmuştur.Mezarın MÖ 470-460 yıllarından kaldığı sanılmaktadır.

    1908'de,Anapa'nın hemen güneydoğusundaki Anapskaya stanitsası (köy) yakınında, N.İ.Veselovski'nin açtırdığı ve yine,daha önce soyulmuş olan bir höyükte,sıvalı bir duvar ve üstündeki fresklerle karşılaşılmıştır.Ayrıca daha doğudaki Belaya (Шъхьэгуащэ) Irmağının kolu Kurcıps Irmağı (Къурджыпс) dolaylarında açılan höyüklerden de MÖ V.yüzyıla ait Grek ve Meotlardan kalma eşyalar çıkarılmıştır.

    Krallığın son bulması

    Sindika yöneticileri ile üst (varlıklı) sınıf,giderek Grek yaşam biçimini benimsedi.Sindika,sonunda Bosporos kralı Levkon I'in hükümdarlığı döneminde (MÖ 349-348) Bosporos Krallığına katıldı.Bu tarihten sonra,Sindler,etkinlik ve yaşamlarını Bosporos Krallığı içinde sürdürdüler.

    SINIF YAPISI

    Hükümdar ve çevresindeki aristokrasi ve üst sınıf dışında,tarımla geçinen köylüler, balıkçılar,zenaatkarlar ve köleler bulunuyordu.Sindler,öteki Meot topluluklarına göre daha ileri ve gelişmiş ilişkiler içindeydiler.Sindler buğday,arpa ve tahıl üretimi yanında,meyve ve şarap üretiminde de ileri gitmişlerdi.Sığır,koyun,keçi,domuz ve at besliyor;bol miktarda buğday,hayvan,kurtulmuş ve tuzlanmış balık ile köle ihraç ediyorlardı.Sindika'da çeşitli el sanatları ile maden sanayii de gelişmişti.

    kaynaklar:
    -İngilizceden Çeviri: Soner Daur Kocsav
    -V.Diakov-S.Kovalev,İlkçağ Tarihi,Ankara,1987,s.345-355,506-514.
    -Turabi Saltık,Sindika Krallığı,Jineps,Ocak 2007,s.5.

    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 47
    Kayıt tarihi : 26/06/08

    http://adige.forumj.net

    Sayfa başına dön Aşağa gitmek

    Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

    - Similar topics

     
    Bu forumun müsaadesi var:
    Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz